Gündem

Gündem

Analitik

Foto

Video

islam

Linkler

Önemli

Sohbet

Arşiv

.

Language

English

Türkçe

Русскйи

Pencere

argun.org

dagestan.org

Posta

Hotmail

Yahoo

Dotexpres

UsaNet


Çarşamba, 20, haziran 2001 yıl

Türkiyenin yaz mesaisi

İsveç’in Göteborg kentinde yapılan ve Türkiye de dahil olmak üzere 13 aday ülke temsilcilerinin de katıldığı AB zirvesi sonuçları, Ankara’da pek öyle sevinçle karşılanmadı. Halbuki Göteborg’daki toplantıya katılan 76 yaşlı Başbakan Ecevit ve Dışişleri bakanı Cem kendi ifadeleriyle dersek memnun döndüler. Üye olmak isteyen biricik Müslüman devlet olarak Türkiye açısından AB genişleme sürecinde özel yeni handikaplar ve engeller ortaya çıkmamıştır. Aday ülkeden üye ülke olmak için neredeyse politik ve hukuk yapısını tamamını AB kriterleri ve ilkeleri uyarınca yenilemesi gerekir ki bu da aslında bütün yargı, yasama ve yürütme sistemlerinde köklü reformlar yapılması demektir. Halen TBMM, gece mesaileriyle yürürlükteki anayasanın 37 maddesinde değişiklik ve ekler yapılmasına yönelik çalışmaları yaz tatiline kadar bitirmeye gayret ediyor.

Bu arada Anayasa mahkemesi kapatılmış Refah Partisi’nin devamı ve uzantısı sayılan Fazilet Partisi’nin de kapatılması davasında karar aşamasına geldi ve bu da bir AB sınavı anlamına gelmektedir. Zira Birlik ülkelerinde bu gibi nedenlerle kolay kolay parti kapatılmıyor ve üstelik siyaset yapma yasakları genelde ender hallerde gündeme geliyor. Fakat her şeye rağmen Türkiye’nin bugünkü yönetimi her ne pahasına olursa olsun; kapıları kırarak bile olsa AB’e girmeye kararlı.

Derken epey Türk nüfusuna sahip komşu Bulgaristan AB üyeliği yolunda önemli aşamalar kaydediyor ki bu da Türkiye için oldukça  dikkat çekici sonuçlara götürüyor. Çünkü genelde Bulgaristan’dan Türklerin Türkiye’ye göçleri, Balkanlarda Osmanlı idaresi sona erdiğinden beri  120 yıldır sürüyordu ve halen Bulgaristanlı  göçmen sayısı milyonların üzerinde. Ne var ki şimdi gündemde olanlar, Todor Jivkov’un Bulgaristan’ını Haziran 1989’da terk etmeye zorlanmış Türklerdir.  Tamı tamına 12 yıl önce yaklaşık 320 bin Türk, Bulgaristan’dan Türkiye’ye geçmiş, ana baba günleri yaşanmış, geri dönenler de olmuş, fakat  çok sayıda göçmen kalmış ve T.C. vatandaşlığına geçmişti.  

Ama onların Bulgaristan vatandaşlığı bugün yeniden önem kazanmış durumda. Pazar günü Bulgaristan’da yapılan parlamento seçimlerine çifte vatandaşlığa sahip olup Bulgar yasalarınca oy hakkı bulunan söz konusu göçmenler de katıldılar ve yaklaşık 15 bin T.C. vatandaşı, oy kullanmak için Kırcali’ye gitti. Ama oy hakkı bulunan 50 bin üzerinde vatandaşın hepsinin Bulgaristan’a gitmesi doğal olarak imkansızdı ve bu nedenle Bulgaristan yetkilileri oy sandıklarını Türkiye’ye getirerek büyük kentlerde oy verilmesine olanak sağladılar. Sadece Bursa’da 14 bin kadar göçmen oy kullandı. Bazı zorluklara rağmen bu, Bulgaristan’da radikal yenilenmenin göstergesiydi.  

Oy kullananların amacı, Bulgaristan’daki Türklerin siyasi ağırlığının artmasıdır ve ayrıca AB üyeliğine yaklaşan Bulgaristan’daki avantajları kendileri kullanabileceklerdir. Aslında hem Türkiye, hem de Bulgar vatandaşı olan bu insanların AB ülkelerinde serbest dolaşım hakkından yararlanma hakkı bile var, çünkü Bulgaristan vatandaşlarına böyle ayrıcalık tanınıyor. Kısacası Bulgaristan Türkleri, T.C için bir nevi AB köprülerinden biridir. 

Şimdi Bulgaristan’da durum  çok farklı ve maziden gelen hayalet gibi kral II. Simeon iktidar yolunda. Parlamentoda ise soydaşların Hak ve Özgürlükler Hareketi ağırlığını koymaktadır. Zira tahminler doğru çıktı ve artık Türklerin parlamentoda denge partisi olmaya yetecek kadar sandalye kazandığı pazartesi akşam kesinleşti. Şimdi eski kralın kuracağı kabine merakla beklenirken, Bulgar Türkleri de kendi planlarını çizmekteler.

Ama Pazar gününün en önemli olayı, Bulgaristanlı Türklerin Sofya’dan getirilmiş oy sandıkları çevresinde oluşturdukları kuyruklar değildi. Asıl olay Türkiye genelinde düzenlenen ÖSS idi. Yaklaşık bir buçuk milyon liseli, üniversite sınavı heyecanı yaşadı. İddialı öğrenciler, üç saat içinde  180 soruyu yanıtlamak zorundaydı ve en az 105 puan almaları gerekiyordu. Her soru için ortalama bir dakikalık süre veriliyor. Trafik polisi de bir nevi jest yaparak 12.30’a kadar sürücülerin korna kullanmasını yasaklamıştı ki öğrencilerin dikkati dağılmasın.

Türkiye'de artık yaşamın bir parçası olan ÖSS, bir çok ülkeler için hakikaten ilginç bir uygulamadır. Aslında giriş değil, eleme sınavı söz konusudur. Genel lise programları seviyesinde hazırlanan soru kitapçığı, normal lise mezunu için zor olmayabilir ama daha elit ve prestijli üniversitelere kaydolmak için yani bunları tercih hakkını kazanmak için lise performansı yeterli olmuyor ve hazırlık için dersanelere akın da buradan kaynaklanıyor. 

Ülkedeki üniversite sistemi, sosyoekonomik liberalleşme sürecinin gereksinimlerini karşılayacak nitelikte değil ve gerçekten hem sağ, hem de sol radikallerce şiddetle eleştiriliyor. Özel üniversiteler gittikçe yaygın hale geliyor, devletinkilerse kısıtlı olanaklarla ve parasızlıkla boğuşmaktalar.Üniversiteler, diplomalı gençlerin sayısını artırırken, piyasa ekonomisi ortamında pratik bilgilere sahip kaliteli kadro yok. 

Mezunlar işsiz ve mutsuzlar: kendilerini denemek için ortam da müsait değil. Buna rağmen üniversitelere akın sürüyor, milyonu aşkın liseli, özel hazırlık dersanelerine astronomik miktarlarda para dökerek ÖSS engelini yüksek puanla aşmaya çalışıyor. Eğitim sektöründeki durumu artık ticari etmenler belirliyor vr genç nüfusun yoğunluğu da sorunu derinleştiriyor. Öte yandan Liselerde ve üniversitelerde başörtüsü yasağı uygulanmakta. Ve pazar günü başörtüsü olan kızlar sınava alınmadılar ki bu da Türkiye'ye özgü, ilginç bir olaydır. Peruklar da fayda etmedi.

Orhan Uravelli, Kavkaz-Center

Geri ^^



Aynı konudaki:

  08.06.2001 I Analitik

   Ankara’dan görünenler


Bu bölümde daha:

  Türkiyenin yaz mesaisi

  Movladi Udugov: “Her hangi
   politika..yasaya uygun,
   yani-Şeriata uygun!”

  Başka yöne çekmesinin
   yararı

  Avrasyacılık mı kendini
   beğenmişlik mi?

  Ruslar George Bush’a
   yazıyorlar
  General valiler: bir sene
   sonra

  Batu Han ve Timurlenk’a
   heykeller


Gündem AnalitikFoto Video islam Linkler Önemli ] Sohbet ] Arşiv ] 


Copyright © 1999-2001. "Kavkaz-Center" Haber ajansı
Sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Sayfadaki haberler kaynak gösterilmeden hiçbir şekilde yayınlanamaz. Aksi taktirde, uluslar arası hukuku çiğnemiş olacaktır
webmaster@kavkaz.org
Yazılardan yazarlar sorumludur. Sitede yer alan yazılar "Kavkaz-Center" görüşleriyle aynı olmayabilir