|
“Marsho”
haber ajansına verilen demeç.
Soru:
Hangi makamında olduğunu ve faaliyetlerin ne olduğu hakkında bilgi verebilir
misin?
Movladi:
Aslan Mashadov’un hükümetinde hiçbir resmi makamını işgal etmemekteyim.
Rusya’nın ÇRİ’ye karşı istilasından bir zaman önce, Mashadov yeni
kurulan hükümetin içine beni almadı. Benim statüme ilişkin ise, ben İçkeriya
ve Dağıstan Müslümanların Meclis Şurasının Emir yardımcısıyım, bir
de-Yüksek askeri Meclis Şurasının haber ve politik meselelerde Emir yardımcısıyım.
Soru:
Rusya istilasından çok önce Çeçen ulusuna karşı aktif bir karartma
kampanyasını başlatmıştı. Sana göre: nerede yapamadılar? Yada hedefini
gerçekleştirebildiler mi? İş bu ki, Rusya’nın diplomasi dünyaya hala Çeçenleri
kendilerine ait bir devletin olması haram olan bir halk-terörist olarak kabul
ettirmeye çalışıyor!
Movladi:
Çeçenleri dünyaya haydut olarak kabul ettirme çabası; kendilerine ait bir
devlet kuramayan insanlar olarak görüntü verme çabası, Rus orduların dünyanın
bu bölgesine istilasından sonra Moskova’nın Kafkasya’daki tüm politikasının
bir parçasıdır. Rus çarlar bizi yol kesiciler, vahşiler, gaddarlar, yani-o
devirdeki Rusya ve Avrupa’daki insanların anlayacağı terimlerle adlandırıyorlardı.
Sonra iktidara komünistlerin geldiklerinde, bizi, haydutlar, çete oluşumlar,
Sovyet karşıtı unsurlar, halk düşmanları, milliyetçi v.s. adlandırdılar.
Sözde yeniden yapılandırma zamanında kullanımda “Çeçen mafyası”
terimi idi. Rusya’nın İçkeriya’ya karşı 1994 yılında ilk istilasının
başlamasıyla “kanun dışı silahlı oluşumlar” bir terim kullanılıyor
ve yine eskiden kullanılan “çete oluşumlar” terimi de ortaya çıkıyor.
İkinci istilası “uluslar arası terörizm”, “vahhabizm” ve “İslam kökten
dincilik” ile mücadele sloganı altında başladı. “Çete oluşumu”
terimi Sovyet devirde olduğu gibi aktif bir şekilde kullanılmaktadır.
Kremlinin propaganda makinesi, Çeçenleri fiziksel olarak yok etmede kendi
yamyam planları için her zaman bir terminolojik donatımını bulurdu.
Burada
iş sadece Çeçenlere karşı olan basit bir nefretten ibaret değildir. Bu
hayvani nefretin sebebi, Çeçenlerin her zaman Kafkasya’da İslam ruhunun taşıyıcıları
olmalarından ve her zaman İslam’ın baş koruyucu rolünde olduklarından
dolayıdır. Bunu Ruslar kendileri itiraf ettiler ve hala da ediyorlar, bunlar
kendi tarihi araştırmalarında özellikle, “Çeçenistan, Rusya’nın
istilasına karşı yürütülen savaşın cephesine esas maddi ve insani
kaynaklarını sağlayan, her zaman Cihadın kaynağı” olduğunu
belirtiyorlardı. Savaşın esas sebebi işte bu, “halkın gen fonu” korumak
için her hangi kılığına girmeye hazır olan bizim bazı gariban-siyasetçilerin
hayali hikayeleri değil. Tüm problem ise, Çeçen ulusunun hareketi, bazı
komutan veya siyasetçilerin istek veya politik hedeflerin doğrultusunda değil.
Bu
hareketler, Çeçenlerin Allah’ın Şeriatından vazgeçmeleri
istememelerinden ileri gelmektedir. İşte özü; problemin çekirdeği! Çeçenler
için Rus kafirler, toprağımıza hangi bayraklar altında girdikleri önemli
değil, her zaman sadece kafirdirler(küfür kelimesinden türemiş- “gerçeğini
saklayan”). Ve
her zaman böyle olacaktır, ta tüm dinin Allah’ın olana kadar. Ben milliyetçilikten
bahsetmiyorum, ben dinden bahsediyorum. Rus Müslümanlar bizim için-kardeşler.
Rus kafirler bizim için-düşmanlar! Aynı, kendilerine kafirleri dost edinmiş
Çeçen münafıklar (ikiyüzlüler) gibi. Her şey çok basit! Durumu karıştıran
ya olanların özünü kavramayanlar ya da İslam’a gizli olarak düşman
olanlardır.
Soru:
ABD, Avrupa ve İslam dünyasının, İçkeriya’ya ve bu savaşa bakışlarını
nasıl değerlendiriyorsun?
Movladi:
Batı ve ABD ile ilgili hayal beslememek lazım! Batının çıkarları var ve
bunlara göre hareket ediyor. Kendilerimizi koruyabildiğimizi ve istilacıları
cezalandırabildiğimizi göstermeliyiz, hiç kimse ve hiçbir zaman “bizim
savunucusu” olamaz. Biz Doğu Timor’un Hıristiyanları değiliz! Biz-
Kafkasya’nın Müslümanlarıyız! Fark burada. Batı gerçekçi olarak sadece
Rusya’nın yenildiğinde karışacaktır.
Fakat tüm bunlar, ABD dahil olmak üzere Batının ve Rusya’nın arasındaki
ilişkilerin çok da mükemmel olduğu anlamına gelmez. Hiç de öyle değil!
Onların çıkarları çok sık birbirlerine zıt düşüyor. Bu açıktır.
İşte burada Çeçen devletine Rusya’nın istilasına karşılık vermekte
yardımcı olacak bazı politik yapılandırmaların aranması mümkündür. Batı
insanlığın yöneticileri rolünü oynamaya çalışıyor. Bu ise uluslar arası
işlerdeki faaliyetlerinde belli kurallara tabi olmalarını gerektiriyor. Bu
kuralların Çeçenlere ne kadar yardımcı olabileceklerine bakılmalı. Sözde
İslam dünyasına ilişkin olarak ise, politik anlamda böyle bir dünya yok.
Bir şekilde, Müslüman nüfuslu ve özünde İslam karşıtı rejimler tarafından
idare edilen ülkelerin bir sayısı var. Fakat İslam dünyası dirilmektedir.
Ve biz de bu sürecin izleyicileri değiliz, reel katılımcıyız. Ben
İçkeriya ve Afganistan’dan bahsediyorum.
Soru:
Talibana değinelim! Bilindiği gibi, Afganistan hükümeti resmi olarak İçkeriya’yı
tanıdı. Bu da İçkeriya ve resmi Kabil arasında bazı müttefik ilişkilerini
ön görüyor. Çeçen kardeşlerine yardım etmek için Afgan yönetimi ne yapıyor?
Movladi:
Afganistan ve İçkeriya arasında birbirini politik tanımalarını içeren
resmi bir anlaşma imzalandı. Bu ilk önce iki taraf için büyük bir moral
desteğidir. Osmanlı Halifeliğin dağılmasından sonra ilk defa iki Müslüman
halk, sözde “İslam dünyası” dahil tüm dünyanın baskısına rağmen bağımsız
olarak bir karar aldılar ve bu kararını da hayata geçirdiler. Bu olağanüstü
öneme sahip bir olaydır!
Bununla
ilgili olarak, iki devletin karşılıklı tanımaları meselesi ve Afganistan
İslam Emirliğin politikası ile ilgili olarak ÇRİ’nin dışında bulunan
bazı Çeçen bakanların karartan açıklamaları, Çeçen mücahitler tarafından
provokasyon nitelikli, devlet karşıtı açıklamalar olarak değerlendiriliyor.
Tabii ki, bu açıklamalardan dolayı er yada geç Şeriat mahkemesinin önünde
cevap vereceklerdir.
Soru:
Kavkaz-Center sitesinde yayınlanan haberlere göre, senin Şamil Basayev ve
Emir Hattab ile aralıksız bir bağlantın var. İçkeriya’nın diğer “ön
kişilere”: Mashadov’a, Arsanov’a , Gelayev’e v.s. bakışların nedir?
Onlarla düzenli ilişkilerin var mı?
Movladi:
ÇRİ başkan yardımcısı Vaha Arsanov ile dahil olmak üzere Tüm Çeçen
lider ve komutanlarla bağlantım olduğu doğrudur. Mashadov ile bir temasım
olmadı. Kavkaz-Center ajansı ile ilgili olarak ise, bildiğim kadarıyla
muhabirlerin, ÇRİ’deki olayların bilgilerini veren Çeçen komutanlar ve Mücahitlerin
genel karargahı ile direkt telefon bağlantıları var.
Soru:
1996 yılında, o zaman içinde Rusya’ya rezaletten şerefli bir şekilde çıkmaya
imkan tanıyan Hasav-Yurt anlaşmaları imzalanmışlardı. Şimdi nasıl
olacak? Savaşan Çeçen tarafı hangi temele dayanmalı?
Movladi:
Sadece Şamil Basayev’in sözlerini ve Yastrjembski’nin bir çok defa yaptığı
açıklamaları tekrarlayacağım: “İkinci Hasav-Yurt olmayacaktır!”
Rusya’ya yönelik politikasındaki temel ile ilgili olarak ise, bunu da Şamil
Basayev açıkladı: Şeriata karşı olan her şey savaşan tarafınca
kararlılıkla dışlanacaktır! Rusya’ya yönelik her hangi politikası
kanuna uygun yürütülmeli, yani-Şeriata uygun!
Soru:
1998 yılında senin dolaylı katılımı ile İçkeriya ve Dağıstan halkların
Kongresinin(İDHK) kurulduğu bilinmektedir. Onun sonraki kaderi nedir? Bugün
de faal mi, yoksa başka bir oluşuma mı dönüştü?
Movladi:
İçkeriya ve Dağıstan halkların Kongresi 1999 yılında gerçekleştirilen
olağan üstü oturumunda adını İçkeriya ve Dağıstan Müslümanların
Meclis Şurası olarak değiştirdi. Meclisin çok uluslu İslam tugayı dahil tüm
savaş birlikleri İçkeriya’da aktif bir şekilde Rus işgalcilere karşı
savaşmaktadırlar.
Soru:
Son zamanlarda, Çeçenistan’daki Rus askeri komutanlığının ağzından çok
defa, yasa dışı petrol ticaretinden elde edilen karının üçte birinin Mücahitlerin
finanse edilmeleri için harcandığına ilişkin açıklamalar çıkıyor.
Bununla ilgili olarak ne diyebilirsin? İçkeriya’da gerçekte petrol ile ne
oluyor?
Movladi:
Rus orduların istilalarından sonra, ÇRİ’de petrolün çalınması hiç görülmemiş
boyutlara ulaşmıştır. Bugün petrolü çalan baş hırsızları Rus
generallerdir. Bunu Kremlinde dahil herkes biliyor. Fakat hiçbir şey yapamıyorlar.
Yapamazlar da..
Soru:
Başkan Mashadov ve senin aranda, savaş sonrası İçkeriya’nın politik süreçlerin
gidişine ilişkin olarak görüş ayrılığı olduğu bilinmektedir. Ve bu da
Dışişleri Bakanı makamından istifanın sebebi oldu. Söyler misin: bugün
başkan ile ilişkilerin ne seviyededir ve politik görüşlerin değişti mi
acaba?
Movladi:
Doğru, aramızda görüş ayrılıklar vardı. Özellikle bunun için, Mashadov
hükümetine beni dahil etmedi. Şimdi savaş var. Mashadov- Çeçenistan’da.
Ve bu konuyu konuşmak istemiyorum.
Soru:
Son soru! Çeçen haber kaynakların ideolojik faaliyetlerini nasıl değerlendiriyorsun?
Sana göre hepimizde eksik olan nedir? Ve nerede başarılıyız?
Movladi:
Uluslar arası seviyesinde bazı başarılar var. Genelde ayrı olarak faaliyet
gösteriyor olsalar bile Çeçen İnternet sitelerin haber kaynaklarından
bahsediyorum. Bunların var olması, bir şekilde Rusya’nın propaganda
makinesine karşı koymada işimize yararlı oluyor. Fakat İçkeriya’da durum
çok kötü! Hatta suç teşkil ediyor derdim. Nüfusunu kendi ülkelerinde gelişen
olaylarından basit bir şekilde haberdar etme yeteneksizliğinden dolayı ÇRİ
iletişim bakanı yargılanmalı. Hiç anlamak mümkün değildir ki: neden, ÇRİ
hükümetinde gerekli finans kaynakların var olduğu halde, bugüne kadar
radyonun az çok devamlı olarak çalışılması sağlanamadı!?
Muhabir:
Cevaplardan dolayı sana teşekkür ediyorum ve Yüce Allah hepimize bu defa da
kafirlere karşı durmakta yardım etsin!
|