Gündem

Gündem

Analitik

Foto

Video

islam

Linkler

Önemli

Sohbet

Arşiv

.

Language

English

Türkçe

Русскйи

Pencere

argun.org

dagestan.org

Posta

Hotmail

Yahoo

Dotexpres

UsaNet


Cuma, 8 haziran 2001

Ankara’dan görünenler

Türkiye ve Batı Avrupa güçler diye oynarken, Kafkasya’daki durumlarını kayıp edebilirler ve dolayısıyla Balkanlarda’ki durumları da kaybedecekler.

4 Haziran günü Ankara’ya gelen ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, bir günlük işini tamamlayarak Kiev’e geçti. Türkiye’nin başını ağrıtan bir sürü mesele ise aynıyla gündemde kalıyor ve çözüm bekliyor. Geçen hafta Budapeşte’de düzenlenen NATO toplantısı sonuçları Rumsfeld’in Ankara’daki görüşmelerine farklı boyut kazandırmıştı. Amerikalı Bakan Türkiye SK yetkilileri ve Başbakan Ecevit’le her şeyden önce Irak’la ilgili sorunları görüştü ve derken Irak’la yakınlaşmanız gerekir gibisinden oldukça şaşırtıcı teklifle karşılaştı.  

ABD ve İngiltere’nin Akıllı önlemler paketi, BM’de Rusya ve Çin’in, ayrıca hep farklı görünmeye çalışan Fransa’nın pek hoşuna gitmedi. Türkiye ise komşu Irak’la büyük sorunlar ve anlaşmazlıklar istemiyor ve Ürdün gibi Türkiye’ye de tankerlerle aralıksız olarak Irak mazotu getirilmektedir. Bu petrol ürünlerinin çoğu ülkeye kaçak sokulmaktadır, zira Irak’tan petrol ihracatının denetiminden sorumlu ve yetkili olan BM, bu tanker trafiğini kontrol edemiyor. Öte yandan Saddam, eski yaptırım rejiminin süresini sadece bir aylığına uzatan BM’in ara kararına cevaben petrol vanalarını kapattı  ve  tankerlerle Türküye ve diğer komşu ülkelere petrol taşınmasını ise engellemedi.

Sınır ticareti kapsamında Irak'tan ithal edilen petrolden ve mazottan elde edilen karın gerçek tutarını belirlemekte uzmanlar bile zorlanıyorlar.  ABD, Saddam'ın  bu karları askeri sanayi ihtiyaçları için kullanacağından endişe ettiğini müttefiklerine devamlı olarak hatırlatmaktadır. 

Görüşmelerde ayrıca Türkiye'nin Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası çerçevesinde kurulacak  olan 60 bin kişilik askeri gücüne katılım konusu ele alındı. Avrupa için tehlike teşkil eden kriz hallerinde NATO imkanlarından da yararlanmak suretiyle kullanılacak bu ortak kuvvetlerin danışma, komuta ve karar mekanizmasında ise sadece AB üyesi olan ülkelerin yer alması düşünülüyor. Başka deyimle Türkiye burada dışlanmış durumda kalacaktır. Ankara böyle bir projeyi kesinlikle kabul etmiyor ve karar mekanizmasında yer almadığı bir AB askeri gücünün kendi güvenliği açısından tehlikeli olduğunu belirtiyor. Buna göre sadece AB ülkelerinin değil bütün üye ülkelerin güvenliğini amaçlayan NATO altyapısı ve imkanlarını kullanacak olan Avrupa gücünde NATO üyelerinin ve ayrıca Türkiye'nin de karar alma  açısından görüşü alınmalıdır.

AB üyelerinin, NATO üyeleri karşısında avantajlı duruma sahip olacağı ortak Avrupa gücünün NATO'yu zayıflatacağı bellidir. Bu kuvvetin harekat ve kulanılmasına ilişkin kararlar alınırken NATO yetkilileri ikinci plana itilirlerse bu durumda Türkiye NATO üyesi olarak, söz konusu harekatın Balkanlarda ve doğu Akdeniz'de kendisi için tehlike oluşturmaması bağlamında makul garantiler istemektedir. Rumsfeld, AB gücünün NATO'yu alt etmemesi için bu konuda azami derecede makul bir çözüm doğrultusunda ABD'in her türlü önlem alacağına dair taahhüdü yeniledi. Çünki aksi halde bu, Bush idaresinin Antiroket Kalkan projesine de karşı çıkan Rusya'nın lehine olur ve onun işine gelir. Dünya piyasalarında petrol fiyatları arttıkça Rusya'daki hakim çevrelerin agresif süperdevlet edaları daha da belirginleşiyor. 

Kafkasya dörtlüsü Rusya, Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan liderlerinin Minsk'teki son zirvesinin açıkça ortaya koyduğu gibi Moskova'nın süpergüç huyu ve takıntısı ciddi bir sorundur ve Transkafkasya mahkum durumdadır. Transkafkasya komünistlerinin Kızıl Köprü adlı, kendi bayrak ve tüzüğü olan ortak bir teşkilat kurma girişimine bir çokları gülüp geçiyor. Panteleymon Georgadze ciddiye alınmaz, önemsiz biri olarak görülebilir, Kafakslarda dolaşan kabus, belki de gülünç olabilir. Ama bizler, Rusya Komünist (bolşevikler) Partisinin aynı şekilde maceracı ve önemsiz kişilerden kurulu Kafkasya Bürosu'nu (1920 - 1922) daha unutmadık. Onlar, ''halkın'' adından İşçi ve Köylü Kızıl Ordusunu Kafakslara davet ermiş ve Rus süngüleri sayesinde iktidara gelmişlerdi. Ayrıntılar, Lavrentiy Beriya'nın ''Transkafkasya'da Bolşevik Örgütlerin Tarihi Konusuna Dair'' araştırmasında yer almaktadır. Ankara'ya gelince, görünen o ki burada NATO'nun kuruluş  nedenlerini çoktan unutmuşlar.

Orhan Uravelli, Kavkaz-Center

Geri ^^



Bu bölümde daha:

  Batan gemiden kaçan
   sıçanlar

  Ankara’dan görünenler
  Moskova, Gürcü-Osetin
   görüşmelerine engel oldu

  İhanetin acılı ekmeği

  Valilerle savaş
  FSB "putinugend" için yol
   açıyor

  Hapisane deyip
   ge
çmeyelim

  Şizofreni ve AİDS hastaları
   ordusu

  Rusya ve Beyaz Rusya’nın
   ideolojik birliği oluşmadan
   dağılacaktır

Gündem AnalitikFoto Video islam Linkler Önemli ] Sohbet ] Arşiv ] 


Copyright © 1999-2001. "Kavkaz-Center" Haber ajansı
Sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Sayfadaki haberler kaynak gösterilmeden hiçbir şekilde yayınlanamaz. Aksi taktirde, uluslar arası hukuku çiğnemiş olacaktır
webmaster@kavkaz.org
Yazılardan yazarlar sorumludur. Sitede yer alan yazılar "Kavkaz-Center" görüşleriyle aynı olmayabilir