Önemli

Gündem

Analitik

Foto

Video

islam

Linkler

Önemli

Arşiv

.

Language

English

Türkçe

Русскйи

Pencere

argun.org

dagestan.org

Posta

Hotmail

Yahoo

Dotexpres

UsaNet


Cuma, 25 mayıs 2001

Amin-“Güvenilir” demektir!

Allah yolunda ölenlere ölü demeyiniz, zira onlar diridirler ve Allah katında iyi bir yere sahiptirler.

Çeçen mücahitlerin komuta karargahı bir Çeçen komutanı Abu-Dar’ın şehit olduğunu belirtiyor. Ülkesinin güneyinde meydana gelen şiddetli bir çatışmada şehit düştü. Emir Abu-Dar Çeçen uyruklu idi. Onun birliği mücahitlerin askeri Meclisine girmektedir”.(Kavkaz-Center, “Bir Çeçen komutan daha şehit oldu”

Savaş bölgesinden sadece bir resmi haber. Bu kuru cümlelerin arakasında ise tamı tamına bir hayat yaşanmıştır. Mücahidin kaderi, mümine yakışır bir kader! Evet birkaç gün önce “Kavkaz-Center”, henüz otuz yaşına basmamış olan Emir Abu-Darr’ın şehit düştüğünü ile ilgili haber yayınladı. Belirtmeliyiz ki, İslam ahlaki normlarına göre bir Müslüman’ın öldüğü haberi çevresine yayılmalı ve onun arkadaşların bunu saklanmaması, Abu-Darr’ın ölümü Direniş için bir kayıp olduğu halde, mücahitlerin bu dehşet verici savaşta düşmanlarını yenmeye niyetlerinde olduklarını gösteriyor. Buna rağmen, Mevla kendi samimi kullarına, bir şehit yerine birkaç mücahidin ortaya çıkaracağını garanti ediyor. Arkasından gelenler de daha iyi olacaklar, İnşa Allah!

Konuşmalarında çok sade olmasına rağmen, yine de seninle yanında iken onun aynı zamanda senin için ulaşılmaz olduğunu hissederdin. Onun için de bu Çeçen mücahide karşı olan hoş duygusu daha da artardı. Bu genç kendine saygı göstertilmesini ve sevdirilmesini biliyordu. Amin’in(doğduğunda verilen ad) savaş hayatı ta 1994 ve 1995 yıllarında başlamıştı, ki Rusya’nın zırhlı haçlılar, boyun eğmeyen halkını cezalandırmak için Çeçen başkentine girmişlerdi. “Melkaşka” denen çok hafif bir tabanca hariç yanında hiçbir silah bulunduramayan o, kendi ilk çarpışmasına girmişti ve bu fani dünyadaki hayatı boyunca kendi sonuna kadar samimi bir vatansever ve gerçek mücahit idi.

“Amin” Arapça’da “güvenilir” demektir. O gerçekten de güvenilir bir insandı ve onun için çoğu mücahitler onun birliğine girmeye çalışıyorlardı, çünkü güvenilir Emir Abu-Darr kendi askerlerine iyi bakar ve mücahitlerin hayatlarını boşuna riske sokmazdı. O Emir Hattab’ın benimsediği bir prensibe göre hareket ederdi, Hattab sık sık söyler: “Bana şehitler değil, mücahitler lazım!”

Ayrıca duygularını dışa vurmamaya bilip, kızgınlık halinde kendini kontrol edebildiğine rağmen, bir tesirden çok etkilenen bir insandı, bunu da bu haberin yazarı şöyle öğrendi. İkinci Rusya-Çeçenistan savaşının arifesinde Abu-Darr’a “Mücahidin Duası” şiirinden birkaç cümlesi okunmuştu: “Gerdirmek...İçmek... Ve şarkıyı da söyleyerek-

Onların özü belli, konuşmaları bağlantısız da olsa!
Bu yürekte Yaratıcının kızgınlığı yanmaktadır,
Şahsi nefret ile karışmış durumunda!”

Abu-Darr bir zaman sonra konuşmaya başladı ve bu cümlesini dinlerken tüm vücuttan bir  titreşimin geçtiğini itiraf etti. Büyük konuşmayı sevmez, harekete geçmeyi tercih ederdi. Kabul edilmeli ki, o gerçek bir savaşçı ve Cihadın yorulmaz bir hizmetçisi idi! Onun cesaretine, dinçliğine gıpta etmemek mümkün değildi. Onun için değil miydi o Emir Hattab’ın en çok güvendiği adamlarından, ta ilk savaşta karşılaşmış ve sonuna kadar birlikte idiler. 

“Gerat” birliğinin komutanı olarak, Abu-Darr abluka altındaki başkentte kalmıştı ki, orada da onun mücahitleri inanılmaz cesaretlerini sergiliyorlardı ki, bunun sırrı da sadece bir şeyde saklı idi- her şeye gücü yetiren Mevla’ya olan inancı! Ve tek göz İsmail’in (“Bagram”) şehit düştüğünü kendine bildirilince, Abu-Darr her zamanki tebessümle dedi ki: “Emin olunmalı ki, o şuanda gök hurileri ile hoş bir halde bulunuyordur!”

Kendisi ciddi bir şekilde yaralanmıştı: her şeyden öte ayağı kırık idi, fakat mücahitlere kendini taşımalarına izin vermiyordu, makineli tüfeği ile yere dayanarak kendisi yürüyordu. Fakat abluka altına alınmış Cevher’den çıkma zamanı gelince, “ermolov” çıkışında ise alçısını çıkarıp diğer mücahitlere katılmıştı. Ayrıca onun birliği en az kayıplarla çıkabilmişti.

Bu cümlelerin yazarı onu en son 2000 yılının 3 şubat günü görmüştü, ki kendisinin tecrübeli ve güvenilir birkaç mücahit ile Rus işgalcilerce her taraftan çevrilen küçük bir köy Şaami-Yurt’tan yine aynı tebessümle, düşman çemberinin içinden diğer Çeçen savaşçıların çıkışlarını sağlamak için  keşfe gidiyordu.

Bazı rivayetlere göre, mücahitler tarafından yüz kadar Pskov paraşütçülerin yok edildiği askeri operasyonu komuta eden Abu-Darr’ın olduğunu söyleniyor. O birkaç defa yaralanmıştı, fakat, Allah’ın Kendi Ebedi Cennetine şehit rütbesini bahşedip almasına kadar  her zaman savaş safına dönüyordu. Mevla’mız Cihatta şehit düşenler için “onlar ölüdür” demeyiniz diye buyurmaktadır. Daha da fazlası, Allah Yüce Kuranında onların diri olduklarını ve kendilerine Mevla tarafından bahşedilen lütuf için sevinç duyduklarını...Ve kendi dostlarını beklediklerini!- buyuruyor.
Allah’ımız, Kutsal Cihat yolunda hepimizi muvaffak eylesin! Amin!

M.Timurov, “MARSHO”

Geri ^^



Konu devamı:

  23.05.2001 I Gündem

   Kremlin 200 yenilgisini
   kabul ediyor
  07.05.2001 I Gündem
   Bağımsızlık- uğruna hayat
   feda edilen kelime!

Bu bölümde daha:

  Amin-“Güvenilir” demektir!

  Kremlin 200 yenilgisini
   kabul ediyor
  “Human Raghts Watch” 
  
Moskova’ya inanmıyor

  Yanıyordu,şimdi
   batıyor.Yakında patlayacak

  Sessiz ol-cellatlar grubuna
   dahil olmazsın!

Gündem Basin]  Analitik Foto Video islam Linkler Önemli] Arşiv


Copyright © 1999-2001. "Kavkaz-Center" Haber ajansı
Sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Sayfadaki haberler kaynak gösterilmeden hiçbir şekilde yayınlanamaz. Aksi taktirde, uluslar arası hukuku çiğnemiş olacaktır
webmaster@kavkaz.org
Yazılardan yazarlar sorumludur. Sitede yer alan yazılar "Kavkaz-Center" görüşleriyle aynı olmayabilir